Deutschwahl

Bu Çağ Dergi > Genel

Deutschwahl

Deutschwahl Alman bahçesinde kral düşlerindeysem Sihirli flüt çalıyordur kulelerimden. Dansa alışamayacağız Bana barbar orman insanlarını ata bellediler Karaormana girdim barbarlaştı masallarım Anladım ki başka çarem yok. Roma, cesetlerimize işemeye geliyor Onları yememek için çok uğraştık hem ne yapmalı Yenilgimiz kadar kesinken kızlarımızın kızıllıkları Delilik meşru-müdâfaydı. İnkâr edemem   Silahına ilk davranan korkağı çivileyin suya Bize […]

Devamını Okuyun

ŞAİRİN NİYETİ-OKURUN NİYETİ

EŞİK – Osman Çakmakçı   Ne dışarıya çıkıyorum Ne içeriye giriyorum Kutsal eşiğe sığınıyorum İlişiyorum ona   Dışarıya çıksam Sonsuz ufku bozkırların Göğe yükselen ağaçları Titrek ve şeffaf yapraklarıyla Kucak açan içe işleyen havaya Neredeyse patlayacak göğsüm Giderek taşan sınırları Almıyor kan çanağı sözlerimi Bağrına basmıyor Esirgemiyor   Şiddetle yok ediyor esinti   İçeriye girsem Annemin […]

Devamını Okuyun

AFORİZMATİK YAZILAR

Şiire Dair   Şiir ‘Platon’un aynasından yansıyan şey’ değildir. Şiir “mimetik” değildir. Şiir ‘fenomen’ değildir. Şiir ‘duruş’ değildir. Şiir ‘statü’ değildir. Şiir, ‘sanat’ (bile) değildir. Şiir, Numen’dir. Kendinde olandır, gerçeğin özüdür. (Örnekse şiir, ‘masa’ değil, onun ‘işlevi’ de değil, onun ardındaki ‘ahşap’ da değil, ahşabın ardındaki ‘ağaç’ da değil ancak ağacı var eden ‘özsu’yla ahşabı […]

Devamını Okuyun

Hayattan Emekli

Hayattan Emekli   günlerin geçmesini izliyorum eklenmesini saatlerin birbiri ardınca uyuyorum, uyanıyorum dünya usulca dönüyor orada yaşlanıyorum   bütün ışıkları sönmüş körfezleri dolaşan bir gemi bilinmeyen bir limana dönüyor dönüyorum ben de kendi çevremde gün tam ortasından yarılıyor güneş ikiye bölünüyor, gözlerimde bir yağmur endişesi kalbimin bir köşesi ağlarken benim için yatağım içine çekiyor beni […]

Devamını Okuyun

“Şiir İfrazattır” 84 yıl önceki bir tartışma

1940’ların başında yeni edebiyat dergilerinin çıkmasıyla beraber yeni şairler de şiirleriyle dikkat çekmeye başlar. Yeni şairler/şiirler sadece ölçüyü, uyağı atmakla yetinmiyor alışılmış beğeniye karşı çıkıyor, şiire toplumsal, siyasal bir içerik yüklüyor ve doğrudan başkaldırıyor. 1940 Eylülünde Akşam gazetesinde Şevket Rado, ressam ve şair Arif Dino ile bir anket yapıyor. Anketteki Dino’nun “Şiir İfrazattır ve aklın […]

Devamını Okuyun

Heterodoksluklar

Azınlığın sanatı yolunda çoğunluğun diktesinden sıyrılma araştırmaları 1. Çoğunluk, çokluk değildir. Spinoza’nın değindiği şekilde, tekilliklerin bir arada tekleşmeden oluşturduğu çokluk içinde “conatus” ilkesi yürürlüktedir. Çokluk, azların akıllıca bir aradalıklarıdır.  Varolma çabasının akıl çerçevesinde birlikte tuttuğu çokluk ile varolma içgüdüsünün birbirine tutundurduğu yapışkan çoğunluk asla karıştırılmamalıdır. Siyasi özneyi ifade eden çokluk kavramı, şiirsel bağlamda da geliştirilip […]

Devamını Okuyun

Gonca Özmen: Bile İsteye Ortalama Beğeninin Şiiri

1982 yılında Burdur’un Tefenni ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu (2004). Aynı bölümde yüksek lisansını (2008) ve doktorasını tamamladı (2016). 1997 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’inde “dikkate değer” bulundu. 1999 Ali Rıza Ertan ve 2000 Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülleri’nde birincilik aldı. 2003’te İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim […]

Devamını Okuyun

UÇAĞA BİNMEKTEN KORKANLARA ŞİİR

Uçağa binmekten korkanlar, mutlu olduğunu bilmeyenler gibidir Çünkü zaten dünya bir uçak gibidir ve döner güneşin çevresinde bir uçak gibi, Hem de yüz yedi kilometre hızla saatte, döner dünya, güneşin çevresinde. Döner kendi çevresinde de, bin altı yüz kilometre hızla saatte. Mutluluk ucuz bir şey değildir, uçağa binmek de öyle.   Dünyaya bedavaya geldik, uçuyoruz […]

Devamını Okuyun

Bedeninle Yazmak

Büyük şair Paul Celan bir yazısında, “Şiir el ile yazılır. El işidir şiir,” der. (Şairin İş Bankası Yayınlarından Ahmet Cemal çevirisiyle yayımlanan ‘Ellerin Zamanlarla Dolu’ adlı şiir kitabını yalvarırım n’olur okuyun.) Burada şiiri zanaate yaklaştırıp daha ilkel haliyle esasına dönük bir vurgu yaparken aslında, bize göre, bedeni öne çıkarmaktadır: Bedeni ve dirimselliği. Ne diyor Celan? […]

Devamını Okuyun

Dil Ucu

Dil Ucu[1] Varsın kullanılmış isimler doluşsun ceplerime benim domuz yetiştirmek için güzel bir çamura ihtiyacım yok sonra ‘hep’ demeye ‘keşke’lerle fingirdemeye de yok.   Karanlık mağaralarda gözlerimi yağmalayan yarasalar gecenin geldiğini öğretiyorlar bana ve ben aynı eve dönüşlerimde ellerimle paçoz yüzümü kapatıyorum bilmiyorlar benim niye boyna yürüdüğümü oturanlar çünkü yürüyünce falaka sopası oluyor yollar bir […]

Devamını Okuyun