BİR BARBUT ATIMI

Bu Çağ Dergi > Genel

BİR BARBUT ATIMI

Ben kendi dünyamın unsuruyum, Tehlike kelimesine yabancılaşacak Kasapları da, sımsıkı gözlerimizde tutsak Dipten yabaniler aklımdan pırtacak kadar tehlikeli Favori cehenneminin zargana zebanisi Alevler içerisindeki batakta morarmış dölden zambak Yataktan kalkmak istemediğim kadar dağınık yatak Uyanırım, dalgınlık kâinatına esselam ve sabahla Kalkarım önce fokur fokur çişe, ogni stagione nell’inferno Besberbat kargo dükkânlarına işer Silme sidik iki […]

Devamını Okuyun

EDEBİYAT DÜNYASINDA YENİ BİR HEYECAN: ŞİİR MATİNELERİ TEKRAR CANLANIYOR

“Şiir Matineleri” 1950’lerin edebiyat dünyasında dikkat çeken etkinliklerdi. Attilâ İlhan’dan Özdemir Asaf’a, Behçet Necatigil’den Ümit Yaşar Oğuzcan’a pek çok şair matinelerde şiirlerini okumak için şiirseverlerle çeşitli mekânlarda bir araya gelirlerdi. Bu mekânlar arasında Galatasaray Lisesi de vardı. Galatasaray Lisesi; şair, akademisyen ve eleştirmen Bâki Asiltürk danışmanlığında şiir matinelerini canlandırmaya karar verdi ve bunun ilkini 3 […]

Devamını Okuyun

Sevgilimi Terk Ediş Denemelerimin Galiba İlki

İçimde sevgilimle ilgili saklanan hainin ne zaman yuvasından çıkacağı pek belli değildir [her sevgili sevgilisi için içinde bir hain saklamalıdır halbuki] Öyle ki yeni bir şehre taşınmış olmak bile bu içte saklanan [iç neresi ki dışın sınırının öbür tarafı mı] haini provoke etmeye yetebilir. O haini çok güzel besler büyütürüm ben. Sevgilimin hoşuma gitmeyen bir […]

Devamını Okuyun

ÇİÇEKLERİN DİLİ

Şeylerin görünüşünde yalnızca zihinle kavranan işaretleri tasavvur etmek beyhudedir, bunlar sadece farklı unsurları birbirinden ayırt etmeye olanak tanır. İnsan gözüne çarpan şey çeşitli nesneler arasındaki ilişkilerin bilgisini belirlemekle kalmaz, ayrıca kati ve açıklanamaz bir ruh halini de belirler. Böylelikle bir çiçeğin görüntüsü, öyle ya, bir bitkinin bu tanımlanmış kısmının mevcudiyetini ele verir, fakat bu yüzeysel […]

Devamını Okuyun

Levent Yılmaz’dan Baudelaire’den En Güzel Altı Şiir Çevirisi

Charles Baudelaire Kötülük Çiçekleri (1861) Türkçesi Levent Yılmaz Not: Tamam, Kötülük Çiçekleri, ama ben başka bir başlık da olabilir mi diye düşünüyorum hâlâ. Çünkü Kötü’nün Çiçekleri, Kötü Çiçekler de olabilirdi, Kötü’den Çiçekler; Elem Çiçekleri, Bun Çiçekleri dendi zaten. Fenalık Çiçekleri, Fena Çiçekler, Hasta Çiçekler, Hastalık Çiçekleri, Hastalıklı Çiçekler, Acı Çiçekleri, Acının Çiçekleri, Ağrı Çiçekleri — […]

Devamını Okuyun

SALYANGOZ

Dünyayı daraltmaya çalışıyorlar Bulutları gökten sökmeyi denedilerdi Bulutlar direndi ve yağmur yağdı Her damlanın birbirinden haberi vardı Bütün gök birleşti benle Önce kuşlar tanımladı göğü Martı kanatlarının ağırlığını hissetti Rüzgar gövdesinde bir tokat gibi patladı Serçeler için mi tüm bu ağaçlar Karıncalar toprakta terliyordu Sokak nedendir bilmem mandalina koktu Ağacın biri güneşe karşı gerindi Bir […]

Devamını Okuyun

Kadın ve Erkek

1. Kadın ve Erkek Kadın ve erkek, iyi geliştirilmiş hikâyelerdi, çok emek harcandı biliyorum, çok da bedel ödendi, ödenmesine ama bitti inanılmayan her hikâye, gibi tam adı konmadan, artık geride kalarak, ardımızda.   Yaşam için gerekli, fakat süslenmezse tat vermeyen bir başka kurgu daha, âdeta aşçı, modacı, dövmeci, sanatlarıyla sayarken yücelticileri, ağda duraksadığım gibi durdu, […]

Devamını Okuyun

“Şiir İfrazattır” 84 yıl önceki bir tartışma – 2. Kısım

Şairler arasında anket şiir ifrazat mıdır? Orhan Seyfi diyor ki: “Sanatkâr seviyesine yükselemeyenler bunu çamurlara düşürüp üstünde mahrumiyetlerinin hırs ile tepinmek istiyorlar. Demek bu fikirde olanlar şiir yazıyor ve edebiyat yapıyoruz, diyorlar, öyle mi? Buna ne yapmak denildiğini söylemeğe teeddüp ederim.” Son Posta Gazetesi 22 Eylül Pazar 1940 Söyleşi: Nusret Safa Coşkun   Yenilerden biri, […]

Devamını Okuyun

Uzaylı Yazılar 29: Ferforje Nar Ağacı.

Birilerine evlilik hediyesi. Yüzük değil, cumhuriyet altını değil, dolar değil. Nar ağacı. Ferforje. 29.05.2022 Yıllar önce, Aosta turu yaptığımızda, Claudia beni Issogne kalesine götürmüştü, ve benim de aklım uçmuştu. Sonra yıllar sonra, tekrar, kızım Duman’ı ben götürdüm, aklım yine uçtu. Bu kadar istisnai bir yer görmedim, gördüysem de çok azdır. Anlatayım. Issogne kalesinden söz eden […]

Devamını Okuyun