Bu Çağ Şairleri – 12 “Kaybetme Sanatı” ELIZABETH BISHOP

Bu Çağ Dergi > Genel

Bu Çağ Şairleri – 12 “Kaybetme Sanatı” ELIZABETH BISHOP

Öğrenilmesi güç bir şey değildir kaybetme sanatı görünürde o kadar çok şey niyetlidir ki kaybedilmeye hiç de bir felaket sayılmaz onların kaybolmaları. Her gün bir şey kaybedin. Kabul edin anahtarları kaybetmenin telaşını, boşuna harcanan saati. Öğrenilmesi güç bir şey değildir kaybetme sanatı. Daha çok, daha çabuk kaybetmeye alıştırın kendinizi, yerleri, isimleri, tasarladığınız yolculuk planlarını, nasılsa […]

Devamını Okuyun

Bu Çağ Şairleri – 11 “Bayan Lazarus” SYLVIA PLATH

İşte yine yaptım Her on yılda bir Böyle bir tane beceririm Bir tür ayaklı mucize, tenim Bir Nazi lamba siperliği kadar parlak, Sağ ayağım Tüy kadar hafif Yüzüm ifadesiz, incecik Yahudi kumaşından. Çözün kundağı Ah, sevgili düşmanım. Korkutuyor muyum? – Burnu, göz bebekleri, 32 dişi yerli yerinde mi? Acı nefesi Ertesi gün yok olacak. Yakında, […]

Devamını Okuyun

İçi Dışa Boca Ediş – 1 “Doğmuşum”

1965 yılının 5 Şubat günü Trabzon Devlet Hastanesinde doğmuşum. (Doğdum diyemiyorum çünkü doğduğum anda doğduğumun bilincine sahip değildim. Yani doğduğuma kendim şahit değildim. Başkaları yani beni doğuran annem ile beni doğurtan ebem şahitti. Sonra da babam görmüştür herhalde ve bütün bu kimseler doğduğuma kani olup varlığımı doğruladılar. Doğmanın nasıl bir şey olduğunu tam olarak bilmiyorum. […]

Devamını Okuyun

Bu Çağ Şairleri – 10 “ANNE” Attila JÒZSEF

Bütün bir hafta, aralıksız Annemin görüntüsü geçti gözlerimden Kolunda ağır çamaşır sepeti Çatı katına tırmanırken Ve ben yaramaz, delişmen çocuk Bağırır, tepinirdim yerimde Bıraksın da koca sepeti Çatıya beni taşısın diye O, söylenmeden, bana bakmadan Çıkar, sererdi çamaşırları Göz kamaştıran aklıkta çamaşırlar Sallanır, döner, hışırdarlardı. Ağlamak için çok geç şimdi; Annemi uçuşan kır saçlarıyla Görüyorum […]

Devamını Okuyun

Bu Çağ Şairleri – 9 “Jestlerin Ölümü” Seyhan Erözçelik

Kurumuş güller duruyor masada. Kimin aldığını hatırlıyorum da. ne için aldığını bilemiyorum. Bir zamanlar – bir zamanlar dediysem, çok eski de değil: Birkaç ay önce – gül alırdık. Biz. Hepimiz. Her şey için, yerli yersiz gül alırdık bir zamanlar. Biz. Hepimiz. Gülleri de eskittik. Zaten artık almıyoruz. Gül zamanları geçti. Rüzgâr esti. Sert esti. Jestler […]

Devamını Okuyun

İsrail’in soykırım görüntüleri onu etkiledi… ABD’de rahat hayat yerine Telaviv’de feda eylemini seçti

Geçtiğimiz hafta meydana Tel Aviv’deki bıçaklı saldırıyı gerçekleştiren Faslı Abdulaziz Kadi’nin ailesi ve köyü, şehit haberinin ardından derin bir şok içinde. Genç yaşta Amerika’da “Amerikan rüyası”nı gerçekleştiren Kadi, savaşın ve işgalin acı yüzü karşısında farklı bir yol seçerek, Tel Aviv’de feda eylemi yaparken hayatını kaybetti. Şimdi, ailesi, oğullarının cenazesini ve onurlarını geri almak için sabırsızlıkla […]

Devamını Okuyun

Bu Çağ Şairleri – 8 “EL DESDICHADO” Gerard de Nerval

Ben Zifiri Karanlık,- ben ki Dul, – Çaresizim, Şatosuna el konmuş, ben, Aquitaine prensi Tek yıldızım da öldü. Şimdi yaldızlı sazım Taşıyor Melankoli’nin Kara güneşini. Mezarındaki güzel, sana geçiyor nazım Ver bana Pausilippe’i, İtalyan denizini Nerde Gülle Asmanın kucaklaştığı üzüm Ver bana yüreğimin hoşlandığı çiçeği Amour muyum, Phoebus mü?.. Lusignan ya da Biron mu? Öpmüştü […]

Devamını Okuyun

Bu Çağ Şairleri – 7 “BROOKLYN KÖPRÜSÜ’NE: ÖN-ŞİİR” Hart CRANE

Kaç tan ağarması, üşümüş dalgacıklı tüneğinden Martının kanatları değecek ve döndürecek onu, Ak gürültü halkalarına dökerek, kurarak çok yukarda Özgürlüğü zincirli körfez suları üstünde – Sonra, kesiksiz bir kıvrılışla, yüzüstü bırakıp gözlerimizi Dosyalanıp kaldırılacak dolu yaprakları açan Yelkenler gibi birden görünüverecek: -Asansörler bizi yaşadığımız günlerden indirinceye dek… Sinemaları düşünüyorum, panoramik göstericileri Kalabalık çökmüş üstüne çakıp […]

Devamını Okuyun

Çürümüş Bir Şeyler – İBRAHİM KİRAS

Daha önce başka bir vesileyle hatırlatmıştım: Hamlet’in ilk perdesinde aralarında sohbet eden nöbetçi askerlerden biri yönetimdeki bozulmayı “Çürümüş bir şeyler var Danimarka devletinde” (Something is rotten in the state of Denmark) diyerek tarif eder. Bu söz İngilizcede deyim olarak kullanılıyor bugün. Devlet makinasında ortaya çıkan problemlerin ciddiyetini anlatmak için tekrarlanıyor tiyatro edebiyatının en meşhur tiratlarından […]

Devamını Okuyun

Kartalkaya otel yangınında ölenlerin 36’sı çocuk

BBC Türkçe’nin açık kaynaklardan derlediği bilgilere göre, Kartalkaya’da en az 36 çocuk hayatını kaybetti. Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Oteli’nde çıkan yangında hayatını kaybedenlerin kimlik tespiti tamamlandı. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, yangında yaşamını yitiren 78 kişinin isimlerini açıkladı. Haberler, sosyal medya paylaşımları, kurumların ve okulların yayımladığı taziye mesajları gibi açık kaynaklardan derlediğimiz verilere göre, […]

Devamını Okuyun